17 Eylül 2008 Çarşamba

yeni evim



gelelim yurdumaaa...
exchange öğrencilerine toplamda 4 yurt ayrılmış durumda. ben birincisinde kalıyorum. buyrun bu da ana kapımız. 2katlı; her katta banyo-tuvalet, mutfak ve çamaşır odası var. ayrıca bilgisayar odası var. bi de alt katta lounge denilen içinde tv de olan akşamları takıldığımız kocaman bi salon var. ve toplamda 66 kişiyiz burda kalan. az olduğumuz için yurt da küçük olduğundan herkes birbirini tanıyo, ev gibi oldu burası :)





bu gördüğünüz de giriş kapımız oluyor. her yurtta okaasan ve obaasan denen bi evli çift oluyo. türkçede anne ve baba demek. yurdun anne babası bi yerde işte. onlar idare ediyolar yurdu. bize gelince hoşgeldin, giderken güle güle kendinize dikkat edin diyolar sevindirik oluyos biz de çocuklar gibim :)))





burası üst kattaki mutfağımız. 3odaya bir buzdolabı düşüyo. bi sürü ocak var. dolaplar boy boy tencere tavayla dolu. mikrodalgalar, tost makinaları vs vs... herşey düşünülmüş yanii.
ayıca herkesin kendine ait kilitli bi de dolabı var mutfakta. içinde de tabaklar, kaseler, bardaklar, kaşık-çatal vs, demlik bile var yaaa. televizyonumuz bile var mutfakta. bi de ne dediğini anlasak tvdekilerin daha mutlu olucam :PpP
dubleks bi evde yaşıyorum gibi hissediyorum kendimi :D
bu da daha önce bahsettiğim salonumuz. salondan arkada sevimli küçük bi bahçemiz var yeşillik. oraya çıkılıyo.








işte bu odanın klasik bi görüntüsü.
yataklarımızla çalışma masalarımızı ayıran sürgülü bi kapı var. böylece kimse kimseyi rahatsız etmemiş oluyo.







bu arada yataklarımız yer yatağı. yer tatami denilen bişi. yatağın adı da futonmuş. çok rahat hakkaten. bi de bel fıtığımı bilenler benim için yer yatağının daha sağlıklı olduğunu bilirler ;)
ayrıca gardrobun genişliğine dikkatinizi çekerekten dolabı yapanların ellerine sağlık diyorum esenlikler diliyorum :)






bu da ders çalışma masası işte...










gelelim şu çöp ayırma olayına... alem insanlar japonlar. hiçbir yerde normal çöp kutusu görmedim. her yerde geri dönüşüm. ve toplamda 5 ayrı kategori var. geldiğimiz hafta bize çöpleri nasıl atmamız gerektiği konusunda oryantasyon yaptıklarına inanabiliyo musunuz??? ve bu oryantasyonda bir sürü resimli örnekli kağıtlar dağıttılar çöpleri doğru ayıralım diye. komik. ama çok kafa karıştırıcı. herşey başka yere gidiyo parça parça. şimdiye kadarki gördüklerimden en komiği su şişesinin çöpe atılış şekli. önce üstündeki ambalajı çıkarman lazım. onu plastiklere ayrılmış çöpe atıyosun. sonra da kapağını açarak şişeler için olan çöp kutusuna atıyosun. mesela yoğurt kabını atmadan önce içindeki kartonu yine kağıtların olduğu kutuya atman, sonra yoğurt kutusunu yıkayıp kapağını çıkararak plastiklerin olduğu kutuya atman gerekiyo. ya da sıvı sabun kutusu. yok içinde metal yay varsa şuraya yoksa buraya atman lazım vs... alışmak zor oldu şu çöp sistemine ama sonunda yurtcak başardığımızı düşünüyorum :P


bu arada japonyada farkettiğim garipliklere bir yenisini daha eklemek istiyorum. şu gördüğünüz vending machine denilen aletlerden her yerde mevcut. bunlar bizim salonun içinde mesela. tamam bu garip değil ama bildiğin sessiz sakin mahallenin içinde ara sokaklarda nerdeyse her köşe başında bunlardan var yaa. çok ilginç. ıssız mahalle sokaklarında ne işi var onların anlamadım. ama susayınca iyi oluyo tabi. ha bu arada büfe yok hiçbi yerde. belki ondan koymuşlardır olur olmadık yerlere bu makinalardan. kim biliiirrr kim biliiirrrrr kim bilirr diyerek sözü kibariyeye bırakıyorum :D
sevgiler...

Hiç yorum yok: